Nikola Tesla’yı Bilir miydiniz?

Duymuşsundur mutlaka. Duymadıysan da artık duydun. Çok ilginç bir buluşçudur kendisi. 19. Ve 20. Yüzyıllara damgasını vurmuş bir mucittir. 1856 yılının temmuz ayında dünyaya gelmiş bir rahibin oğludur ayrıca. Edindiğim bilgiye göre uzun boyu, zayıf bedeni ve seçkin tavırlarıyla iğneyle kuyu kazan bir adammış. 1884 yılında eline mühendislik diplomasını almış ve çekmiş gitmiş Amerika’ya.

Anlatılanlara göre, annesi her günkü gibi çalışmaya giderken, Hırvatistan’ın küçük köyü Smiljan’da şiddetli bir fırtına çıkmıştı. 10 Temmuz 1856 gününün gece yarısı, köye şiddetli bir yıldırımın düştüğü sırada Nikola Tesla dünyaya geldi. Ebe, eline aldığı bebeği dışarı çıkararak şöyle demişti: “Nikola, fırtınanın oğlu olacak.” Tesla, doğumuna uygun bir biçimde, çok küçük yaşlardan itibaren elektrik uğraşısına başlamıştı. Gençlik yıllarında bu tutkusunu akademik alana taşıdı ve Avusturya’da, Graz Teknik Üniversitesi’nin mühendislik bölümüne girdi. Önemli buluşlarına imza atacak olan “Gram dinamosu” ile burada tanıştı. 22 yaşındaki Tesla, profesörlerine dinamoların yetersiz tasarımlarını kökten değiştirebileceğini söyledi. 4 yıl sonra da bu isteğini gerçekleştirdi.

Artık bundan sonra Thomas Edison ile tanışacaktı ve Edison’dan bir çağrı aldı ama kısa süre sonra mizaç farklılığı dolayısıyla ikili arasında bilimsel bir mücadele başladı. Aslında her iki taraf da suçlanabilir. Bu sizin düşüncenize kalan bir durum sevgili okuyucular. Edison, kendi buluşu olan elektrik ampulü üzerinde odaklanmış ve bunu geliştirmesi için de Tesla’ya büyük rakamlarda paralar vaat etmişti. Tesla bu teklifi kabul etti, Edison’un istediği gibi buluşu geliştirdi; ama, kendisine söz verilen primleri alamadı. Öte yanda, Edison’un büyük yatırım yaptığı ışıklandırma teknolojisini Tesla’nın sırtına dayayıp, sonra onu yarı yolda bırakacağı açıktı. Tesla, aslında sonucu bile bile lades demişti. Bu mücadeleye tabi ki devam edildi.

Dönen manyetik alan (1882), AC Motor (1883), Tesla bobini (1890), Radyo (1897) vb. yüzlerce patentli buluşa sahip olmasına rağmen Nobel Ödülü’ne bile layık görülmemiştir Tesla. Çok ilginç değil mi ?Bence öyle. Aslında bu buluşlarını kafasında tasarlayıp üzerine kafadan deneyler yapması olağanüstü zekaya sahip olduğunun göstergesidir.

Herşeyin bir sonu olduğu gibi Nikola Tesla da sona yaklaşırken yalnızlığa terkedilmiştir. Tüm hayatını bilime, buluşa adamasına rağmen bir otel odasında tek başına ölmüştür. Şu an sahip olduğumuz hayatımızı borçlu olduğumuz kişilerdendir Tesla. Kitaplardan ve yaptığım araştırmalardan öğrenerek minnetlerimle anıyorum.

4 Yorum

  1. Semih Keçecioğlu demiş ki:

    Bilirim tabi ki de. Hem de yüzlerce buluşun mimarı olarak. Ayrıca birçok çalışması da diğer bilim adamları tarafından sunulmuş ve Tesla’nın adı bile geçmemiştir. Birkaç tane projesinin PDF’si vardı sanırım bende, harika şeyler var.

    12 Ekim 2016
    Yanıtla
  2. Hasibe Gül demiş ki:

    Samantha Hunt’un “Tesla’nın kutusu” romanınıda okumanızı tavsiye ederim. Okumadıysanız tabi

    18 Ekim 2016
    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir