Endişe Anı

Size bir soru sorarak başlıyorum yazıma. Sizce konuşmak mı zor dinlemek mi? Bir sosyal fobik için ikisi de çok zor. Çünkü sosyal fobisi olan kişiler konuşma yaparken hata yapma ve yanlış ifade kullanma kaygısına düşerler. Dinleyici konumundayken ise “Ya bana birşey sorarsa?” diye düşünerek yine kaygıya düşerler. Ayrıca göz teması kurmaktan da olabildiğince kaçmaktadırlar. Bunları nerden mi biliyorum? Çünkü bunlarla yaşadım. Azalttığımı düşünsem de hala yaşamaktayım.

Bazı endişe anları vardır diyeceğim ama hayatın çoğu anı bir sosyal fobik için endişeli geçer. Zorla götürüldüğü bir cafede elleri titrediği için çay bile içemez. Niye zorla götürülür ki bi insan. Evinden dışarıda, sosyal hayatta korkup gerildiği için zorla götürülür tabiki. Bir topluluk içinde yemek yiyemez. Rahatça konuşamaz. En önemlisi de  hislerini hiç bir zaman dile getiremez. Evinden dışarı çıkamadığı için çıkmayı da sevmediği için bütün hayallerini yeteneklerini evi üzerinde sergiler. Hele ki teknoloji de o ev içinde yer almışsa o evden adımını atmaz.

Tabiki teknoloji yeri geldiği koşullarda mükemmel imkanlar sunar ama bizi, yani insanlarımızı asosyalleştirir. Sosyal fobi özelliklerini taşıyan bir insanın ise hayatını, yaşama sevincini yok edecek ölçüdedir.

En başta paragraftaki soruma eğer  sizde “her ikisi” cevabını veriyorsanız geçmiş olsun, sosyal fobiksiniz 🙂

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir